Otomotiv teknolojileri sürekli gelişiyor ve lastikler, güvenlik ve sürüş deneyimi açısından bu değişimin merkezinde yer alıyor. Geleneksel lastiklerin patlaması durumunda yaşanan zorluklar, üreticileri yenilikçi çözümler aramaya itmiştir. Bu çözümlerden biri de son yıllarda özellikle lüks ve premium segment araçlarda standart hale gelen Run-flat lastiklerdir (RFT).
Run-flat lastik nedir, avantajları ve dezavantajları nelerdir sorusu, araç sahiplerinin en çok merak ettiği konulardan biridir. Bu lastikler, patlasalar dahi sınırlı bir hız ve mesafede yola devam etme olanağı sunarak, özellikle tehlikeli yol koşullarında veya otoyollarda güvenliği artırmayı amaçlar. Ancak bu teknoloji beraberinde bazı ödünleri ve özel bakım gereksinimlerini de getirir.
oto.net.tr olarak hazırladığımız bu detaylı rehberde, Run-flat lastiklerin teknik yapısını, nasıl çalıştığını, size sunduğu pratik avantajları ve dikkate almanız gereken dezavantajları derinlemesine inceleyeceğiz. Amacımız, bu lastik türü hakkında teknik olarak doğru ve güvenilir bilgi sunarak, bir sonraki lastik alım kararınızda veya aracınızın bakımı konusunda bilinçli bir seçim yapmanızı sağlamaktır.
Uyarı: Run-flat lastikler karmaşık mühendislik ürünleridir. Bu makaledeki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Lastik tamiri, değişimi veya dönüşümü gibi riskli işlemler için daima yetkili servislere veya uzman lastikçilere danışınız.
Run-flat Lastiklerin Teknik Tanımı ve Tarihçesi
Run-flat lastikler (RFT – Run-Flat Tire), lastik basıncını tamamen kaybettikten sonra bile belirli bir süre ve hızda (genellikle 80 km/s hızla 80 km mesafeye kadar) aracın ağırlığını taşıyabilen özel olarak tasarlanmış lastiklerdir. Bu, sürücünün güvenli bir şekilde en yakın tamirhaneye veya güvenli bir alana ulaşmasını sağlar.

Geleneksel Lastiklerden Yapısal Farkı
Standart bir lastik, içindeki hava basıncı sayesinde şeklini korur ve aracın ağırlığını taşır. Hava basıncı düştüğünde veya lastik patladığında, yan duvarlar çökerek jantın doğrudan zemine temas etmesine ve lastiğin tamamen parçalanmasına neden olur.
Run-flat lastiklerin teknik üstünlüğü, yan duvar yapısında gizlidir. Run-flat lastik nedir sorusunun cevabı, büyük ölçüde bu güçlendirilmiş yan duvarlarda yatar:
- Güçlendirilmiş Yan Duvarlar: RFT’lerin yan duvarları, standart lastiklere göre çok daha kalın ve serttir. Bu takviyeli yapı, hava basıncı tamamen sıfıra düştüğünde bile lastiğin dairesel şeklini korumasını ve jantın üzerine çökmemesini sağlar.
- Isı Yönetimi: Sürtünme nedeniyle oluşan aşırı ısı, lastik patlamasının ana nedenlerinden biridir. RFT’ler, düşük basınçta sürüş sırasında oluşan yüksek ısıyı dağıtmak için özel kauçuk bileşenler ve tasarımlar kullanır.
- Boncuk (Bead) Takviyesi: Jant ile lastiğin temas ettiği kısımlar, basınç kaybında dahi lastiğin janttan ayrılmasını (de-beading) önlemek amacıyla özel takviyelerle güçlendirilmiştir.
Run-flat Teknolojisinin Kalbindeki Yapısal Sırlar
Piyasada bulunan Run-flat lastik teknolojileri genellikle iki ana kategoride toplanır, ancak en yaygın olanı kendi kendini taşıyan sistemdir:
Kendi Kendini Taşıyan Yan Duvar Teknolojisi (Self-Supporting RFT)
Bu, BMW, Mercedes-Benz, Lexus gibi birçok üreticinin tercih ettiği ana teknolojidir. Lastiğin kendisi, güçlendirilmiş kalın ve sert yan duvarlar sayesinde ağırlığı taşır. Basınç kaybı yaşandığında, bu duvarlar sıkışmaya çalışsa da, sert yapıları sayesinde jantın yere temas etmesini engelleyerek yola devam etmenize olanak tanır. Lastik üreticileri (Goodyear ROF, Bridgestone RFT, Michelin ZP gibi) genellikle bu teknolojinin varyasyonlarını kullanır.
Destek Halkası Sistemi (Auxiliary Supported System)
Daha nadir görülen bu sistemde, lastiğin içinde janta monte edilmiş sert bir destek halkası (genellikle metal veya sert kauçuk) bulunur. Lastik patladığında, bu destek halkası devreye girerek aracın ağırlığını taşır. Bu sistem daha ağır olabilir ancak bazı durumlarda daha uzun süre dayanıklılık sunabilir.
Run-flat Lastik Kullanmanın Temel Avantajları
Run-flat lastik nedir, avantajları ve dezavantajları nelerdir sorusunun avantajlar kısmı, doğrudan güvenlik ve konfor odaklıdır. Bu lastikler, özellikle seyir halindeyken sürücülere önemli bir psikolojik ve fiziksel avantaj sağlar.
1. Yüksek Güvenlik ve Kontrol
Geleneksel bir lastiğin yüksek hızda patlaması, lastiğin hızla parçalanmasına ve araç kontrolünün dramatik şekilde kaybedilmesine yol açabilir. RFT’ler bu riski minimuma indirir.
- Ani Çöküşü Engelleme: RFT’ler, hava basıncını aniden kaybettiklerinde bile çökmediği için direksiyon hakimiyeti büyük ölçüde korunur. Bu durum, özellikle virajlarda veya yoğun trafikte hayati önem taşır.
- Emniyetli Sürüş İmkanı: Lastik patlasa dahi, sürücü panik yapmadan kontrollü bir şekilde hızını düşürebilir ve belirlenen 80 km/s hız limitinde en yakın güvenli noktaya ulaşabilir.
2. Yedek Lastik İhtiyacının Ortadan Kalkması
Birçok RFT ile donatılmış yeni model araçta, yedek lastik (stepne) veya lastik tamir kiti bulunmaz. Bu durum, araç sahiplerine somut faydalar sağlar:
- Bagaj Alanı Kazanımı: Yedek lastik ve kaldırma ekipmanlarının olmaması, bagajda önemli bir hacim ve depolama alanı yaratır.
- Ağırlık Azaltma: Yedek lastiğin ve kriko setinin ortadan kaldırılması, aracın toplam ağırlığını azaltır. Bu da teorik olarak yakıt verimliliğini bir miktar artırabilir (mikro düzeyde olsa da).
3. Tehlikeli Durumları Önleme
Otoyol kenarında, yağmurlu havada veya gece karanlığında lastik değiştirmek son derece tehlikeli bir durumdur. Run-flat lastikler, bu tehlikeli durumlarda lastiğinizi değiştirme zorunluluğunu ortadan kaldırır. Sürücü, patlak lastikle bile olsa, güvenli, aydınlık bir alana veya doğrudan bir lastik servisine gidebilir.
Run-flat Lastiklerin Kabul Edilen Dezavantajları ve Sınırlamaları
Teknolojinin getirdiği her yenilik gibi, Run-flat lastikler de bazı ödünler gerektirir. Bu dezavantajlar, kullanıcıların bu teknolojiye geçiş yapmadan önce dikkatle değerlendirmesi gereken kritik noktalardır.
1. Sürüş Konforu ve Sertlik Sorunları
RFT’lerin en sık eleştirilen yönü, sürüş konforudur. Güvenliği sağlamak için kullanılan ekstra sert ve kalın yan duvarlar, lastiğin yol kusurlarını absorbe etme yeteneğini azaltır.
- Sert Süspansiyon Hissi: RFT’ler yoldaki küçük darbeleri ve çukurları daha az emer. Bu, özellikle bozuk yollarda, araca daha sert bir süspansiyon hissi verir. Yol sesi ve titreşim seviyeleri, geleneksel lastiklere göre genellikle daha yüksektir.
- Daha Az Yüksek Hız Performansı (Bazı Modellerde): Bazı sürücüler, RFT’lerin sert yapısının, limitlerdeki yol tutuş hissini standart lastiklere göre daha “ödün verilmiş” bulduğunu belirtir. Ancak yeni nesil RFT’ler bu farkı kapatmak için optimize edilmektedir.
2. Yüksek Maliyet ve Değişim Zorlukları
Run-flat lastikler, karmaşık yapıları ve özel malzemeler nedeniyle standart lastiklere göre daha pahalıdır.
- Yüksek Satın Alma Maliyeti: RFT’lerin ilk satın alma fiyatları, eşdeğer standart lastiklere göre ortalama %30 ila %50 arasında daha yüksek olabilir.
- Özel Montaj İhtiyacı: RFT’lerin sert yan duvarları nedeniyle, montaj ve demontaj işlemleri standart lastik makineleriyle yapılamaz. Bu işlem için özel, güçlü lastik sökme takma makinelerine ihtiyaç vardır. Bu da her lastikçinin bu hizmeti veremeyeceği anlamına gelir.
3. Tamir Edilebilirlik Kısıtlamaları ve Sınırlamalar
Run-flat lastiklerin belki de en büyük dezavantajı, patladıktan sonra tamir edilme konusundaki sınırlamalarıdır.
- Isı Hasarı Riski: Lastik patladıktan sonra düşük basınçla yol almak (RFT’nin temel amacı), iç yan duvarda aşırı ısı birikmesine ve yapısal hasara yol açar. Bu hasar dışarıdan görünmeyebilir.
- Üretici Politikaları: Çoğu lastik ve araç üreticisi, güvenlik nedeniyle, Run-flat lastiğin patladıktan sonra tamir edilmesini önermez veya açıkça yasaklar. Lastik patladıysa, genellikle yenisiyle değiştirilmesi gerekir.
- Sınırlı Menzil ve Hız: RFT’ler size patladıktan sonra 80 km/s hızla 80 km yol alma imkanı sunar. Bu kısıtlamalar aşılırsa, lastiğin tamiri imkansız hale gelir ve güvenlik ciddi şekilde tehlikeye girer.
Teknik Uyarı: Lastiğinizi kendiniz tamir etmeye çalışmayın. Run-flat lastikler patladıktan sonra derhal uzman bir servis tarafından kontrol edilmeli ve hasarın boyutu belirlenmelidir. Çoğu durumda, güvenlik için değişim önerilir.
Run-flat Lastik Seçimi ve Kullanım Kılavuzu
Run-flat lastik nedir, avantajları ve dezavantajları nelerdir konusunu anladıktan sonra, bu lastikleri doğru kullanmanın ve yönetmenin pratik yollarına geçelim. RFT kullanıyorsanız, aracınızın güvenliğini artırmak için bazı adımları takip etmeniz zorunludur.
1. Basınç İzleme Sisteminin (TPMS) Önemi
Run-flat lastiklerin yan duvarları o kadar serttir ki, lastiğin havasının indiğini ya da tamamen patladığını sürücü hissetmeyebilir. Bu durum, sürücünün 80 km/s hız ve 80 km mesafe limitini bilmeden aşmasına neden olabilir, bu da lastiğin geri dönülemez şekilde hasar görmesine yol açar.
Bu nedenle, Run-flat lastiklerle donatılmış tüm araçlarda Lastik Basıncı İzleme Sistemi (TPMS) zorunludur. TPMS, basınç düştüğünde sizi anında uyarır ve bu sayede limitler dahilinde hareket etme şansınız olur.
- TPMS Uyarısı Geldiğinde: TPMS ikaz ışığı yandığında, lastiğinizin patladığını varsayın. Hızınızı derhal 80 km/s altına düşürün ve en kısa sürede güvenli bir alanda durup servisi arayın.
2. Run-flat Lastik Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Run-flat lastiklerin sunduğu patlak yol alma yeteneği, sınırsız değildir. Üreticinin belirlediği limitler hayati önem taşır:
| Kullanım Şartı | Maksimum Değer | Açıklama |
|---|---|---|
| Hız Limiti | 80 km/s | Bu hızın aşılması iç ısıyı artırır ve lastik yapısını bozar. |
| Menzil Limiti | 80 km (Genellikle) | Lastik markasına ve modeline göre bu mesafe değişebilir (örn. 50 km ile 150 km arası). |
| Yük/Ağırlık | Araç Normal Yükte Olmalı | Lastik patlakken tam yüklü araç kullanmak, yan duvarlara aşırı stres yükler. |
| Basınç Kontrolü | Rutin Kontrol Şart | TPMS olmasa bile haftalık basınç kontrolü yapılmalıdır. |
3. Run-flat Lastiklerin Doğru Şekilde Saklanması
Eğer mevsimsel lastik değişimi yapıyorsanız ve Run-flat lastiklerinizi saklamanız gerekiyorsa, sert yan duvar yapısını korumak için uygun saklama koşulları önemlidir. Lastikler temizlenmeli, kuru ve serin bir yerde, doğrudan güneş ışığından uzakta depolanmalıdır. Jantlı lastikler yatay istiflenirken, jantsız lastikler dikey olarak saklanmalıdır.
Bakım ve Servis İhtiyaçları: Run-flat Lastikler Ne Zaman Değişir?
Run-flat lastiklerin değişimi ve bakımı, standart lastiklere göre daha hassas ve kuralcıdır. Güvenliğinizi riske atmamak için teknik rehberlere uymak zorundasınız.
1. Patlama Sonrası Onarım vs. Değişim Kararı
Run-flat lastiğin patlaması veya delinmesi durumunda, onarım kararı son derece kritiktir. Çoğu üretici, lastiğin delinmesi durumunda bile değişim önermektedir, ancak bazı istisnai durumlar mevcuttur:
- Tamir Edilebilir Durumlar: Eğer lastik basıncını kaybettikten sonra hemen durulmuşsa ve yan duvarda ısı hasarı yoksa (iç duvarın uzman tarafından incelenmesi gerekir), sadece tabanda küçük bir çivi deliği varsa, bazı üreticiler (özellikle Michelin gibi) tamire izin verebilir. Ancak bu, tamir sonrası hız ve mesafe limitlerinin kalktığı anlamına gelmez.
- Değişimi Gerektiren Durumlar:
- Lastik tamamen sıfır basınçta kullanılmışsa (80 km/s hızla 80 km mesafeye kadar kullanıldıysa veya bu limitler aşıldıysa).
- Yan duvarda hasar, kesik veya deformasyon varsa.
- TPMS uyarısı geldikten sonra uzun süre sürülmeye devam edilmişse.
- Delik, taban kanallarının dışında veya yan duvara yakın bir konumdaysa.
Önemli Tavsiye: Run-flat lastiğin tamir edilebilir olup olmadığını asla kendiniz karar vermeyin. Lastiği sökecek ve iç yapıyı inceleyecek özel eğitim almış bir teknisyen veya yetkili servis kararıyla hareket edin. Güvenlik daima önceliklidir.
2. Run-flat Lastiklerin Geleneksel Lastiklere Dönüştürülmesi
Bazı araç sahipleri, RFT’lerin sertliğinden veya maliyetinden şikayet ederek, araçlarındaki Run-flat lastikleri geleneksel (standart) lastiklerle değiştirmeyi düşünebilir. Bu dönüşüm teknik olarak yapılabilse de, beraberinde önemli yasal, teknik ve güvenlik riskleri getirir:
- Süspansiyon Ayarı: Run-flat lastiklerle tasarlanmış araçların süspansiyon ve şasi ayarları, RFT’nin sertliğini telafi edecek şekilde ayarlanmıştır. Standart lastiklere geçildiğinde araç, yumuşak lastik-yumuşak süspansiyon kombinasyonu nedeniyle yol tutuş karakterinde beklenmedik değişiklikler gösterebilir (örneğin aşırı salınım).
- Yedek Lastik Eksikliği: Araçta yedek lastik yuvası ve ekipmanı bulunmayacağı için, standart lastiğiniz patladığında yolda kalma riskiyle karşı karşıya kalırsınız. Bu durumda mutlaka yedek lastik veya tamir kiti temin edilmelidir.
- Sigorta ve Garanti Sorunları: Üreticinin belirlediği lastik tipinden (RFT) sapmak, aracınızın garantisini veya bazı kasko anlaşmalarını etkileyebilir. Bu dönüşümü yapmadan önce üreticiye ve sigorta şirketinize danışmanız gerekir.
3. Doğru Bakım ve Kontrol Zamanları
Run-flat lastikler, yapılarının karmaşıklığı nedeniyle standart lastiklerle aynı bakım rutinini gerektirir:
- Rotasyon ve Balans: Her 10.000 ila 12.000 km’de bir rotasyon (yer değiştirme) ve balans ayarı yapılmalıdır.
- Diş Derinliği: Yasal sınır 1.6 mm olmasına rağmen, Run-flat lastiklerin optimum performans için diş derinliğinin 3 mm altına düşürülmemesi önerilir.
- Basınç Kontrolü: Basınçlar, araç üreticisinin kapı içinde veya yakıt kapağında belirttiği değerlere göre düzenli olarak kontrol edilmelidir.
Maliyet Analizi ve Piyasa Eğilimleri
Run-flat lastik nedir, avantajları ve dezavantajları nelerdir araştırması yapan kullanıcılar için maliyet, önemli bir karar verme faktörüdür. RFT’ler, gelişmiş teknolojileri nedeniyle standart lastiklere göre daha yüksek fiyat etiketine sahiptir.
Run-flat Lastiklerin Ortalama Fiyat Aralığı
Run-flat lastik fiyatları; marka, model, ebat ve Hız/Yük endeksine göre büyük farklılıklar gösterir. Genel bir karşılaştırma yapmak gerekirse:
- Standart Premium Lastik: X TL (referans alınmıştır)
- Eşdeğer Run-flat Lastik: X TL’nin %30 ila %50 fazlası.
Örneğin, orta segment bir binek araç için standart 17 inç lastik 2025 TL ise, eşdeğer Run-flat versiyonu 2600 TL ile 3000 TL arasında değişebilir (Fiyatlar tahmini olup, piyasa koşullarına göre sürekli değişmektedir).
Uzun Vadeli Maliyet: RFT’lerin ilk maliyeti yüksek olsa da, sağladığı güvenlik, yolda kalma riskini ve kurtarıcı çağırma maliyetini azaltarak bu farkı dengeleyebilir. Ancak tamir edilebilirlik kısıtlaması nedeniyle, patlak durumunda lastiğin tamamen yenilenmesi maliyeti artırır.
Popüler Run-flat Markaları ve Tercih Edilen Üreticiler
Run-flat lastikler genellikle lüks Alman üreticileri (BMW, Mercedes-Benz) ve bazı Japon markaları (Lexus, Infiniti) tarafından standart donanım olarak tercih edilir. Bu lastik teknolojisinde öne çıkan başlıca markalar ve onların RFT isimleri şunlardır:
- Bridgestone: RFT (Run-Flat Tire)
- Michelin: ZP (Zero Pressure)
- Goodyear: EMT (Extended Mobility Technology) veya ROF (RunOnFlat)
- Pirelli: RFT veya RSC (Run Flat System Component)
- Continental: SSR (Self Supporting Runflat)
Sık Yapılan Hatalar ve Güvenlik İhlalleri
Run-flat lastik teknolojisinin getirdiği yenilikler, bazı sürücülerin yanlış uygulamalar yapmasına neden olabilir. Güvenliğiniz için bu yaygın hatalardan kaçınmanız önemlidir.
1. Basınç Kontrolünü İhmal Etmek
TPMS uyarısının gelmesini beklemek, büyük bir hatadır. Bir lastik yavaş yavaş hava kaybediyorsa, TPMS uyarısı gecikebilir veya yanmayabilir. Run-flat lastiğin sert yan duvarları, düşük basınçla kullanıldığını hissettirmediği için, lastiğin normalden daha düşük basınçta (örneğin %10-20 daha az) kullanılmasına neden olabilir. Düşük basınç, lastiğin ömrünü kısaltır, yakıt tüketimini artırır ve ısınma riskini yükseltir.
2. Patlakken Limitleri Aşmak
Run-flat lastiğin patlaması anında hız limitini (80 km/s) ve menzil limitini (80 km) aşmak, lastiğin iç yapısının geri dönülemez şekilde hasar görmesine neden olur. Bu durumda, lastik sadece değiştirilmekle kalmaz, aynı zamanda bu limitlerin aşılması sonraki tamir girişimlerini de geçersiz kılar ve yolda kalma riskini artırır.
3. Standart Lastiği Run-flat Janta Takmak
Run-flat lastikler genellikle standart jantlarla uyumludur, ancak bazı RFT sistemleri özel jant tasarımları gerektirebilir (özellikle destek halkalı sistemler). Eğer aracınız RFT için tasarlanmışsa ve yedek lastiğiniz yoksa, standart lastiğe geçiş yapmak, acil durum güvenliğinizi tamamen ortadan kaldırır. Bu tür bir dönüşümde yedek lastik veya tamir kitinin araçta bulunması zorunludur.
Ne Zaman Ustaya Veya Servise Gitmeli?
Run-flat lastikler size belli bir hareket özgürlüğü tanır, ancak bu, ustayı veya servisi ertelemeniz gerektiği anlamına gelmez. Aşağıdaki durumlarda derhal profesyonel yardım almalısınız:
- TPMS Uyarısı: Lastik Basıncı İzleme Sistemi uyarısı yandığı anda, belirlenen hız ve mesafe limitlerine uyarak derhal yetkili servise gidin. Lastik patlakken bile yolda kalmak yerine servise gitmek, Run-flat lastik nedir, avantajları ve dezavantajları nelerdir sorusunun sunduğu en büyük faydadır.
- Gözle Görülür Hasar: Lastikte büyük bir kesik, yan duvarda yırtık veya topaklanma fark ederseniz (bu durumlar genellikle lastiğin limitlerin ötesinde kullanıldığını gösterir), aracı derhal güvenli bir yere çekin ve çekici çağırın.
- Yol Tutuşunda Anormal Değişiklik: Direksiyonda sertleşme, araçta sallanma veya belirgin bir titreşim hissediyorsanız, lastik yapısında ciddi bir bozulma başlamış olabilir.

Sonuç: Run-flat Lastikler Sizin İçin Doğru mu?
Run-flat lastik nedir, avantajları ve dezavantajları nelerdir konusunu detaylıca inceledik. Run-flat teknolojisi, özellikle güvenlik ve acil durumlarda yolculuğa devam etme yeteneği açısından şüphesiz büyük bir ilerlemedir. Yüksek hızlarda seyir eden veya tehlikeli yol kenarlarında lastik değiştirmek istemeyen sürücüler için hayat kurtarıcı olabilir.
Ancak, bu üstün güvenlik, genellikle daha yüksek maliyet, daha sert bir sürüş konforu ve kısıtlı tamir seçenekleri gibi dezavantajlarla dengelenmektedir. Eğer aracınız zaten RFT ile donatılmışsa ve yedek lastik yuvası yoksa, güvenlik ve şasi uyumu için RFT kullanmaya devam etmeniz genellikle en doğru karardır.
Eğer aracınıza sonradan RFT takmayı düşünüyorsanız, yerel yol koşullarınızı, konfor beklentilerinizi ve bütçenizi göz önünde bulundurarak karar vermelisiniz. Unutmayın ki, hangi lastiği kullanırsanız kullanın, düzenli basınç kontrolü ve profesyonel servis desteği, güvenli sürüşün temelidir.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Run-flat lastikler kaç yıl kullanılır?
Run-flat lastiklerin kullanım ömrü, standart lastiklerle aynıdır ve genellikle üretim tarihinden itibaren maksimum 6 ila 10 yıl arasında (diş derinliği yeterli olsa bile) veya yoğun kullanıma bağlı olarak 4 ila 5 yıl arasında değişir. Ömrünü belirleyen ana faktörler sürüş tarzı, yol koşulları ve düzenli bakımdır.
Run-flat lastiği patlakken kullanırsam ne olur?
Lastiğiniz patladığında (hava basıncı sıfıra düştüğünde), Run-flat lastiğiniz güçlendirilmiş yan duvarları sayesinde aracın ağırlığını taşımaya devam eder. Ancak bu durumda lastiği, genellikle 80 km/s hızı ve 80 km mesafeyi aşmayacak şekilde kullanmalısınız. Bu limitleri aşmak lastiğin iç yapısını kalıcı olarak bozar ve güvenliği tehlikeye atar.
Run-flat lastikler tamir edilebilir mi?
Çoğu lastik üreticisi, güvenlik nedeniyle Run-flat lastiklerin tamir edilmesini önermez veya yasaklar. Patlak bir lastikle belirli bir mesafe yol alındığında, iç yan duvarda görünmeyen ısı hasarı oluşur. Yalnızca basınç kaybı yaşanmadan hemen tespit edilen küçük taban delikleri, üreticinin onayladığı özel koşullar altında tamir edilebilir, ancak bu kararı mutlaka yetkili bir uzmanın vermesi gerekir.
Run-flat lastiğin havası indiğini nasıl anlarım?
Run-flat lastikler sert yapısı nedeniyle havası inse bile belirgin bir çökme göstermez. Bu nedenle, RFT ile donatılmış tüm araçlarda Lastik Basıncı İzleme Sistemi (TPMS) zorunludur. Lastik havası düştüğünde, TPMS gösterge panelinde bir uyarı ışığı yakar. Bu ışığı gördüğünüzde derhal hızınızı düşürmelisiniz.
Run-flat lastikler her araca takılabilir mi?
Run-flat lastikler teorik olarak her janta takılabilir, ancak RFT kullanmak için araçta mutlaka Lastik Basıncı İzleme Sistemi (TPMS) bulunmalıdır. Ayrıca, RFT’ler araç şasisinin ve süspansiyon sisteminin sertliğiyle uyumlu olmalıdır. Araç üreticiniz tarafından RFT kullanımı onaylanmadıysa ve yedek lastiğiniz yoksa, güvenlik riskleri nedeniyle bu geçiş önerilmez.
Run-flat lastikler kışın performansı nasıl etkiler?
Run-flat kış lastikleri de mevcuttur ve standart kış lastikleri gibi soğuk havada yol tutuşu ve fren performansı sağlamak üzere tasarlanmıştır. Ancak, RFT’nin doğasında olan sert yan duvar yapısı, kış koşullarında sürüş konforunu standart kış lastiklerine göre biraz daha sertleştirebilir.


