LPG (Sıvılaştırılmış Petrol Gazı) ile çalışan araçlar, Türkiye’deki yakıt maliyetlerini düşürmenin en popüler yollarından biridir. Ancak, benzinli bir motoru LPG’ye dönüştürmek, motorun çalışma koşullarını kökten değiştirir. LPG, benzine göre daha yüksek sıcaklıkta yanar ve bu da motor yağı üzerinde ciddi termal stres oluşturur.
Birçok araç sahibi, LPG dönüşümünden sonra standart benzinli motor yağı kullanmaya devam eder. Oysa bu, uzun vadede motor aşınmasına, supap yuvalarında yıpranmaya ve katalitik konvertör ömrünün kısalmasına yol açabilir. Motor yağının görevi sadece sürtünmeyi azaltmak değil, aynı zamanda motoru yüksek sıcaklıklara karşı korumak ve LPG yanması sonucu oluşan asidik kalıntıları nötralize etmektir.
oto.net.tr olarak hazırladığımız bu detaylı rehberde, LPG’li araçta hangi motor yağı kullanılır sorusuna teknik ve güvenilir yanıtlar sunacağız. 2026 yılına yönelik en güncel yağ spesifikasyonlarını, viskozite sınıflarını ve değişim aralıklarını inceleyerek motorunuzun performansını ve ömrünü nasıl koruyacağınızı adım adım öğreneceksiniz.
Neden LPG’li Araçlar Standart Yağdan Daha Fazlasına İhtiyaç Duyar?
LPG, kimyasal yapısı gereği benzinden farklı özelliklere sahiptir ve bu farklar motor içindeki yağın performansını doğrudan etkiler. Bu teknik farkları anlamak, doğru yağı seçmeniz için kritik öneme sahiptir.
LPG Yanmasının Motor Yağı Üzerindeki Termal Etkileri
LPG, benzine göre daha yüksek sıcaklıkta ve daha kuru yanar. Bu durum, özellikle silindir kafası bölgesinde ve supaplarda daha fazla ısı birikimine neden olur. Yüksek ısı, motor yağının termal stabilitesini zorlar. Standart bir yağ, sürekli olarak 10-15°C daha yüksek sıcaklıklara maruz kaldığında daha hızlı oksitlenir ve viskozitesini (akışkanlığını) kaybeder. Yağ filmi incelir ve aşınma riski artar.

- Oksidasyon ve Kalınlaşma: Aşırı ısı altında motor yağı hızla oksitlenir. Oksitlenme, yağın kalınlaşmasına ve çamur (sludge) oluşumuna yol açar. Bu da yağ kanallarını tıkayarak yağlamayı zayıflatır.
- Uçuculuk (Volatilite): LPG sıcaklıkları, yağdaki hafif bileşenlerin buharlaşmasına neden olur. Yağ seviyesi düşerken, kalan yağ daha yoğun hale gelir, bu da motorun verimsiz çalışmasına sebep olur.
Asidik Kalıntılar ve Nötralizasyon Kapasitesi (TBN)
LPG saf bir yakıt gibi görünse de, yanma işlemi sırasında nitrojen oksitler (NOx) ve belirli kükürt bileşikleri oluşabilir. Bu bileşikler, motor içindeki nem ile birleştiğinde asidik maddeler oluşturur. Bu asitler metal yüzeylerde korozyona yol açar.
Motor yağlarının bu asitleri nötralize etme yeteneğine “Toplam Baz Numarası” (TBN – Total Base Number) denir. LPG’li araçlarda kullanılan motor yağları, bu asidik etkileri uzun süre boyunca dengeleyebilmek için daha yüksek TBN değerlerine sahip olmalıdır. Eğer yağın TBN değeri hızla tükenirse, korozyon başlar ve motor ömrü kısalır.
Supap Yuvası Aşınması (Valve Seat Recession)
LPG’nin en bilinen yan etkisi, supap yuvalarındaki aşınma riskidir (VSR). Benzin, yanma odasına girdiğinde supap yuvalarını soğutmaya ve yağlamaya yardımcı olan katkılar içerir. LPG ise kuru yanar ve bu soğutma etkisini sağlamaz. Bu durum, supapların yuvaya oturduğu noktada daha fazla ısı ve darbe yaratır.
Bu nedenle, LPG’li araçlar için özel formüle edilmiş motor yağları, aşınma önleyici (anti-wear) katkılar (örneğin, ZDDP – Çinko Dialkilditiyofosfat) açısından zenginleştirilmiştir. Bu katkılar, metal yüzeyler üzerinde koruyucu bir film oluşturarak aşınmayı minimize eder.
Motor Yağı Seçiminde Temel Kriterler: Viskozite ve Standartlar
LPG’li araçlar için doğru motor yağını seçerken yalnızca “LPG’ye özel” etiketi aramak yeterli değildir. Aracınızın motor tipine, iklim koşullarına ve üreticinin orijinal spesifikasyonlarına uyan viskozite (akışkanlık) sınıfını ve uluslararası performans standartlarını dikkate almalısınız.
Doğru Viskozite Sınıfı (Örn: 5W-30, 10W-40)
Viskozite, yağın sıcaklık değişimlerine karşı akışkanlık direncini belirtir. Multigrade (çok dereceli) yağlar, kış (W) ve yaz koşulları için iki numara ile gösterilir (örneğin 5W-30).
- Kış Değeri (Örn: 5W): Yağın soğuk çalıştırmada ne kadar akışkan olduğunu gösterir. LPG’li araçlarda, kışın bile hızlı yağlama sağlamak için düşük bir W değeri (0W veya 5W) tercih edilmelidir.
- Yaz Değeri (Örn: 30): Yağın motor tam çalışma sıcaklığına ulaştığında (genellikle 100°C) viskozitesini gösterir. Türkiye koşullarında ve LPG’nin yarattığı ek ısı yükü nedeniyle, genellikle üreticinin önerdiği 30 veya 40 değerine sadık kalmak önemlidir.
2026 Önerisi: Yeni nesil, hassas toleranslara sahip motorlarda üreticiler genellikle 0W-20 veya 5W-30 tam sentetik yağları önermektedir. LPG kullanımı bu öneriyi değiştirmez, ancak seçilen yağın kalitesi ve termal stabilitesi en üst düzeyde olmalıdır.
API ve ACEA Standartlarının Anlamı
Motor yağının kalitesini ve performansını belirleyen iki temel uluslararası standart vardır:
1. API (American Petroleum Institute)
API standartları “S” (Spark Ignition – Benzinli) ve “C” (Compression Ignition – Dizel) harfleriyle başlar. Güncel standartlar, eski standartlara göre daha üstün koruma sağlar.
- API SP: 2020 yılında yürürlüğe giren en güncel standarttır. Düşük Hızda Ön Ateşleme (LSPI) koruması sunar, bu da turboşarjlı motorlar için kritiktir. LPG’li araçlar için mümkünse API SP veya API SN Plus (bir önceki en iyi standart) tercih edilmelidir.
2. ACEA (Association des Constructeurs Européens d’Automobiles)
Avrupa standartları, özellikle katalitik konvertör ve partikül filtresi (her ne kadar LPG’li araçlarda DPF olmasa da, modern motorlar bu standartları talep eder) koruması açısından önemlidir.
- ACEA C Sınıfı (Low-SAPS): Özellikle modern araçlar ve egzoz emisyon sistemleri için tasarlanmıştır. “C3” veya “C5” gibi sınıflar, yağa eklenen sülfatlanmış kül, fosfor ve kükürt (SAPS) miktarını sınırlar. Bu “düşük küllü” yağlar, katalitik konvertörün tıkanmasını önler.
- ACEA A3/B4: Daha eski ve yüksek performanslı, Düşük SAPS gerektirmeyen (genellikle 2004 öncesi) motorlar için kullanılır. Bu yağlar yüksek TBN içerir ve LPG’nin asidik etkilerine karşı daha dirençlidir. Ancak modern araçlar için C sınıfı zorunludur.
LPG İçin Özel Formülasyonlar: Tam Sentetik mi, Yarı Sentetik mi?
Piyasada “LPG Yağı” olarak pazarlanan ürünler genellikle bu yüksek termal ve kimyasal zorlanmaya cevap verecek şekilde formüle edilmiştir. Ancak bu, mutlaka özel bir LPG logosu taşıması gerektiği anlamına gelmez; önemli olan içerdiği spesifikasyonlardır.
Tam Sentetik Yağlar: LPG’li Araçta Hangi Motor Yağı Kullanılır Sorusunun Cevabı
Eğer bütçeniz elveriyorsa, LPG’li aracınız için her zaman tam sentetik motor yağı kullanmalısınız. Sentetik yağlar, geleneksel mineral yağlara göre çok daha kararlı moleküler yapıya sahiptir.
Avantajları:
- Üstün Termal Stabilite: Yüksek LPG sıcaklıklarında dahi viskozitelerini korur, oksidasyona direnirler.
- Daha Az Uçuculuk: Yüksek sıcaklıklarda buharlaşma oranları düşüktür, bu da yağ tüketimini azaltır.
- Uzun Ömürlü Katkılar: Yüksek TBN değerlerini daha uzun süre koruyarak asidik aşınmayı önlerler.
Yarı sentetik yağlar, mineral ve sentetik yağların karışımıdır. Ekonomik bir alternatif olsalar da, LPG’nin yarattığı termal stresi yönetmekte tam sentetik yağlar kadar başarılı olamayabilirler. Mineral yağlar ise modern LPG sistemleri için kesinlikle önerilmez; hızla bozulur ve motorunuzu riske atar.
Düşük Küllü (Low-SAPS) Yağların Rolü
LPG, benzine göre daha az partikül üretse de, yağın kendisi kül oluşturabilir. Yağ katkı maddelerinin yanması sonucu ortaya çıkan sülfatlanmış kül, katalitik konvertörün gözeneklerini tıkayarak verimini düşürür. Bu durum, özellikle modern Euro 5 ve Euro 6 motorlar için büyük bir sorundur.
Eğer aracınız modern bir motora sahipse ve üretici kılavuzu ACEA C3 veya C5 (Low-SAPS) gerektiriyorsa, LPG kullanıyor olmanız bu gereksinimi ortadan kaldırmaz. Aksine, kaliteli bir Low-SAPS yağ, hem motorunuzu hem de pahalı katalitik konvertör sistemini koruyacaktır. Bu tür yağlar, LPG’li araçta hangi motor yağı kullanılır sorusuna cevap ararken dikkat edilmesi gereken en önemli teknik detaydır.
Uygulamalı Yağ Seçim Kılavuzu: Adım Adım İlerleme
Doğru yağı seçmek karmaşık görünse de, üç temel adımı takip ederek aracınız için en uygun kararı verebilirsiniz. Unutmayın, en doğru referans her zaman aracınızın orijinal kullanım kılavuzudur.
1. Adım: Üretici Onaylarını ve Kılavuzu Kontrol Etmek
Motor üreticiniz, motorunuzun tasarımına en uygun viskozite ve performans seviyesini belirler. Asla üreticinin önerdiği viskozite sınıfından (örneğin 5W-30) ve minimum performans standardından (örneğin API SN veya ACEA A3/B4) taviz vermeyin.
- Kılavuzda belirtilen spesifikasyonları not edin (örneğin VW 504.00, MB 229.51, vs.).
- LPG dönüşümü yaptıranlar, montajı yapan firmanın özel bir yağ önerisi olup olmadığını sormalıdır, ancak bu öneri yine de üreticinin viskozite sınıfı içinde kalmalıdır.
- Yağ üreticisinin web sitesinden, aracınızın marka, model ve yılını girerek onaylanmış spesifikasyonları kontrol edin.
2. Adım: Aracın Yaşı, Kilometresi ve Durumu
Araç yaşı ve kilometresi, viskozite seçiminde hafif oynamalar yapmanız gerekip gerekmediğini belirleyebilir (ancak bu, üretici sınırları içinde kalmalıdır).
- Yeni Motorlar (Düşük Kilometre): 0W-20, 5W-30 gibi ince, tam sentetik yağlar önerilir. Bu motorlar sıkı toleranslarla üretilmiştir ve ince yağlar yakıt verimliliği sağlar.
- Eski Motorlar (Yüksek Kilometre): 10W-40 veya 5W-40 gibi hafifçe daha kalın yağlar tercih edilebilir. Motor içindeki boşluklar (toleranslar) zamanla arttığı için, biraz daha kalın yağ filmi sızıntıları ve aşınmayı azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak 5W-30 veya 5W-40 tam sentetik yağlar, eski motorlarda da üstün koruma sağlar.
3. Adım: İklim Koşulları ve Sürüş Tarzı
Türkiye’de dört mevsim yaşandığı için Multigrade yağlar zorunludur.
- Soğuk İklimler/Kış Kullanımı: Soğuk çalıştırmayı kolaylaştırmak ve motor parçalarına hızlıca ulaşmak için 0W veya 5W tercih edin.
- Sıcak İklimler/Yoğun Trafik: Eğer aracınızı sürekli olarak yüksek devirde, uzun yolda veya yazın yoğun sıcaklık altında kullanıyorsanız, yağın termal dayanımının yüksek olması şarttır. Bu, viskozite değeri yüksek (örneğin 40) bir yağ seçmekten ziyade, yüksek kaliteli tam sentetik bir yağ seçmek anlamına gelir.
Özetle, 2026 LPG motor yağı önerileri: Yüksek TBN değerine sahip, üstün termal stabilite gösteren ve aracın gerektirdiği ACEA (tercihen C3) ve API (tercihen SP) standartlarını karşılayan tam sentetik 5W-30 veya 5W-40 yağlardır.
Yağ Değişim Aralıkları ve Kritik Kontrol İpuçları
Motor yağı seçimi kadar, yağın ne zaman değiştirileceği de motor sağlığı açısından önemlidir. LPG’nin yağa uyguladığı stres nedeniyle, değişim aralıkları benzinli kullanıma göre kısaltılmalıdır.
LPG’li Araçlarda Neden Daha Sık Yağ Değişimi Gerekir?
LPG, yağın hem termal hem de kimyasal ömrünü kısaltır. Yüksek ısı, yağın katkı maddelerini daha hızlı tüketir ve yağ filmi hızla bozulur. Özellikle nötralizasyon kapasitesi (TBN), LPG kullanımında çok daha çabuk düşer.
Önerilen Aralıklar:
- Standart benzinli kullanımda yağ değişim aralığı genellikle 10.000 km ila 15.000 km arasında veya yılda bir kezdir.
- LPG’li araçlarda, motorun maruz kaldığı strese bağlı olarak bu aralığı 8.000 km ile 10.000 km arasına çekmek veya üreticinin tavsiye ettiği süreyi %20 oranında kısaltmak motor sağlığı için en güvenli yaklaşımdır.
- Yoğun şehir içi ve kısa mesafe kullanan araçlar için bu süre daha da kısalabilir.
Kendiniz Nasıl Kontrol Edersiniz?
Yağ seviyesini ve rengini kontrol etmek, motorunuzun durumu hakkında size bilgi verir. Ancak unutmayın, modern sentetik yağlar kirlenmeye dirençli olduğu için, erken kirlenme (siyahlaşma) motorunuzda bir sorun olduğuna işaret edebilir. Yine de, yağın rengi tek başına TBN seviyesinin tükendiğini göstermez.
Yağ Kontrol Prosedürü:
- Aracı düz bir zemine park edin ve motoru 5-10 dakika dinlenmeye bırakın.
- Yağ çubuğunu çıkarın ve temiz bir bezle silin.
- Çubuğu tekrar yuvasına tamamen sokun ve çıkarın.
- Yağ seviyesi, çubuktaki minimum (MIN) ve maksimum (MAX) işaretlerinin arasında olmalıdır. Maksimum seviyesini geçmemeye dikkat edin.
- Yağ seviyesi düşükse, üreticinin spesifikasyonlarına uygun aynı tipte ve viskozitede motor yağı ekleyin. Farklı viskozite veya standartlardaki yağları karıştırmaktan kaçının.
LPG’li Araçlarda Sık Yapılan Hatalar ve Güvenlik Uyarıları
LPG’li araç sahiplerinin motor yağı konusunda yaptığı bazı yaygın hatalar, büyük ve pahalı arızalara yol açabilir. Bu hatalardan kaçınmak, motorunuzun uzun ömürlü olmasını sağlayacaktır.
1. En Ucuz Yağı Tercih Etmek
LPG, yakıt maliyetini düşürme amacıyla tercih edilir, ancak bu tasarrufu motor yağından kısmak büyük bir hatadır. Standart benzinli motora göre daha fazla termal stres altında çalışan LPG motoru, yağ kalitesine daha bağımlıdır. Ucuz ve kalitesiz motor yağları, gereken katkı maddesi seviyelerine (TBN, aşınma önleyici) ve termal stabiliteye sahip değildir.
Uyarı: Motor yağı, motorun can damarıdır. Yağ filminin bozulması, dakikalar içinde ciddi motor hasarlarına yol açabilir. Kaliteli, tam sentetik yağlar, uzun vadede size tamir maliyeti olarak geri dönecektir.
2. Farklı Viskozite Sınıflarını Karıştırmak
Yağ eksildiğinde elinizdeki farklı bir yağ tipini eklemek (örneğin 10W-40’a 5W-30 eklemek), yağın viskozite dengesini bozar ve beklenen koruma performansını düşürür. Acil durumlar dışında, her zaman aynı marka, aynı viskozite ve aynı spesifikasyonlardaki yağı kullanın.
3. Yağ Filtresi Değişimini Atlamak
Yağ ne kadar kaliteli olursa olsun, motor içindeki tortu, metal kalıntıları ve çamur, yağ filtresinde toplanır. LPG yanması, daha fazla nitrojen oksit ürettiği için bu kalıntılar filtreyi daha hızlı doldurabilir. Her motor yağı değişiminde, yağ filtresini de mutlaka yenileyin. Tıkalı bir filtre, yağlama basıncının düşmesine neden olur.
4. Yüksek Küllü (High-SAPS) Yağ Kullanımında Israr Etmek
Eğer aracınız modern bir Euro normuna sahipse ve üretici ACEA C3 gibi Low-SAPS bir yağ gerektiriyorsa, yüksek TBN’ye sahip eski tip A3/B4 yağlarını sırf LPG’li olduğu için kullanmak, katalitik konvertörünüzün ömrünü kısaltır ve pahalı bir değişime yol açar.
Önleyici Bakım ve Yağ Ekipmanları
LPG’li aracınızın motor ömrünü uzatmak için doğru yağı seçmenin yanı sıra, motor yağı sistemine yönelik bazı ek önlemler alabilirsiniz.
Yağ Soğutma Sisteminin Kontrolü
LPG’li araçlar daha sıcak çalıştığı için, motorun genel termal yönetim sistemi kusursuz olmalıdır. Yağ soğutucusu (eğer varsa) ve soğutma sıvısı seviyeleri düzenli olarak kontrol edilmelidir. Aşırı ısınma, en iyi motor yağını bile hızla bozar.
Periyodik Bakımın Önemi
Yağ değişimi sırasında, ustaya LPG filtresinin ve LPG sisteminin genel sızdırmazlığının da kontrol edildiğinden emin olun. Sistemin doğru çalıştığından emin olmak, motorun aşırı ısınmasını veya dengesiz çalışmasını engelleyerek yağın üzerindeki yükü hafifletir.
Ne Zaman Ustaya Gitmeli?
Motor yağı ile ilgili pratik çözümler araç sahipleri için önemlidir, ancak bazı durumlar profesyonel müdahale gerektirir. LPG’li araçta hangi motor yağı kullanılır sorusuna cevap bulduktan sonra, motorunuzun yağ tüketimini izlemek önemlidir.
- Aşırı Yağ Tüketimi: Eğer motorunuz belirgin şekilde yağ tüketmeye

başladıysa ve seviye hızla düşüyorsa, bu supap contalarında, piston segmanlarında veya silindir duvarlarında aşınma belirtisi olabilir. LPG’nin yarattığı VSR (supap yuvası aşınması) bu duruma yol açabilir. Bu durumda detaylı bir kompresyon testi için derhal servise başvurulmalıdır. - Yağ Basıncı Işığı: Yağ basıncı ikaz lambası yanarsa, aracı hemen durdurun. Bu, kritik yağlama yetersizliği anlamına gelir ve motorun saniyeler içinde kilitlenmesine neden olabilir.
- Anormal Sesler: Motor çalışırken tıkırtı veya gıcırtı gibi metal sesleri duyuyorsanız, bu yetersiz yağlamadan kaynaklanan aşınmanın bir işareti olabilir.
Doğru motor yağı seçimi ve düzenli bakım, LPG’li araçların verimliliğini korur ve potansiyel arızaları önler. Eğer aracınızdaki yağ sisteminin durumu hakkında şüpheniz varsa veya yüksek kilometrede bir araca sahipseniz, spesifik yağ analizi yapabilen bir uzmana danışmak en doğrusudur. Unutmayın, iyi motor yağı seçimi, uzun vadeli bir yatırımdır.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
LPG’li araçlarda 10W-40 yerine 5W-30 kullanabilir miyim?
Eğer aracınızın üreticisi 5W-30 viskozite sınıfını onaylıyorsa (özellikle modern motorlarda), bu daha ince ve genellikle tam sentetik yağ, 10W-40’a göre daha iyi soğuk çalıştırma performansı ve termal stabilite sunar. Ancak, yüksek kilometre yapmış ve eski tip motorlarda, motor üreticisi 10W-40’ı belirtiyorsa bu spesifikasyona uygun tam sentetik veya yarı sentetik yüksek kaliteli LPG yağını tercih etmek daha güvenlidir.
LPG’li araçlar için özel motor yağı kullanmak şart mıdır?
Şart değildir, ancak şiddetle tavsiye edilir. Önemli olan yağın üzerindeki “LPG” etiketi değil, yüksek termal stabilite, düşük uçuculuk ve güçlü TBN (Toplam Baz Numarası) değerlerine sahip olmasıdır. LPG’ye özel formüle edilmiş yağlar, genellikle bu kritik özelliklere standart benzinli yağlardan daha fazla sahiptir.
ACEA C3 standardı nedir ve LPG’li araçlar için neden önemlidir?
ACEA C3, motor yağı için belirlenen düşük küllü (Low-SAPS) bir standarttır. Bu, yağın sülfatlanmış kül, fosfor ve kükürt içeriğini sınırlar. LPG’li araçta hangi motor yağı kullanılır diye sorulduğunda, C3, modern araçlarda pahalı olan katalitik konvertörün, yağdaki kalıntılar nedeniyle tıkanmasını önlediği için kritik öneme sahiptir.
Motor yağına LPG katkısı eklemeli miyim?
Piyasada satılan ek katkı maddeleri, çoğu zaman yüksek kaliteli tam sentetik motor yağlarında zaten bulunan kimyasallardır. Modern, kaliteli bir tam sentetik yağ kullanıyorsanız ek katkı maddesi kullanmanıza gerek yoktur. Hatta bazı katkılar, yağın doğal dengesini bozabilir. Üreticilerin onaylamadığı hiçbir katkıyı kullanmamanız önerilir.
LPG’li bir araçta yağ değişimi ne kadar sürer ve maliyeti nedir?
Yağ ve filtre değişimi, serviste genellikle 30 dakika ile 1 saat arasında sürer. Maliyet, kullanılan motor yağı markasına ve tipine (tam sentetik, yarı sentetik), filtrenin kalitesine ve servisin işçilik ücretine göre değişir. Tam sentetik, yüksek kaliteli LPG spesifikasyonlu yağların maliyeti, standart mineral yağlara göre daha yüksektir, ancak uzun vadede motor koruması düşünüldüğünde bu maliyet farkına değerdir.
Yağ seçimi yakıt tüketimini etkiler mi?
Evet. Üreticinin önerdiği viskozite sınıfında (örneğin 5W-30) tam sentetik yağ kullanmak, özellikle soğuk çalıştırmalarda motor içindeki sürtünmeyi azaltır. Düşük sürtünme, hem yakıt verimliliğini artırır hem de motorun daha hızlı optimum sıcaklığa ulaşmasına yardımcı olur.

