Türkiye’de engellilik durumuna bağlı olarak Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) muafiyetiyle alınan araçlar, hem ekonomik bir avantaj hem de hareket özgürlüğü sağlamaktadır. Ancak bu araçların kullanımı, sıradan binek araçlara göre daha sıkı yasal düzenlemelere tabidir. “Engelli aracını kimler kullanabilir?” sorusu, hem muafiyetten yararlanan vatandaşlarımızın hem de onların yakınlarının en sık karşılaştığı ve hatalı uygulamaların yüksek maliyetli cezalara yol açabildiği kritik bir konudur.
Oto.net.tr olarak hazırladığımız bu detaylı rehberde, engelli araçlarının yasal kullanım şartlarını, engellilik derecesine göre değişen kuralları, sürücü yetkilerini ve bu kurallara uymamanın olası sonuçlarını Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili Maliye Tebliğleri çerçevesinde inceliyoruz. Unutmayın ki, bu tür yasal konular yüksek maliyetli kararlar içerdiği için, makaledeki bilgilerin genel bilgilendirme amaçlı olduğunu ve nihai kararlarınızdan önce mutlaka yetkili kurumlarla (Trafik Tescil Müdürlüğü veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığı) teyit almanız gerektiğini önemle hatırlatırız.
ÖTV Muafiyetli Araç Kullanımının Temel Yasal Çerçevesi
Engelli araçları, yalnızca engelli bireyin değil, aynı zamanda araç sahibinin yakın çevresindeki kişilerin de hayatını kolaylaştırmak amacıyla edinilir. Ancak, ÖTV istisnasının amacı, aracın ticari veya genel amaçlı değil, doğrudan engelli bireyin ulaşım ihtiyacını karşılamasıdır. Bu nedenle, kullanım yetkisi Maliye Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen çok net kurallara bağlanmıştır.
Kullanım izinleri, engelli bireyin sağlık kurulu raporunda belirtilen engellilik yüzdesine ve bu duruma bağlı olarak araçta “özel tertibat” gerekip gerekmediğine göre iki ana kategoriye ayrılır.
1. Engellilik Oranı %90 ve Üzeri Olanlar (Özel Tertibat Gereksiz)
Engellilik oranı %90 ve daha fazla olan kişiler, genellikle ağır derecede engelli kabul edilirler ve aracı kendilerinin kullanması beklenmez. Bu durumda araç, engelli bireyin ulaşımını sağlamak amacıyla alınır ve araçta özel bir tertibat bulunması zorunlu değildir (standart otomatik vitesli araçlar tercih edilebilir).

Bu Kategori Araçları Kimler Kullanabilir?
Engellilik oranı %90 ve üzeri olan kişilerin adına tescil edilen ÖTV muafiyetli araçlar, aşağıdaki kişiler tarafından kullanılabilir:
- Engelli Kişinin Kendisi: Eğer sağlık durumu el veriyorsa ve ilgili sürücü belgesine sahipse. Ancak genelde bu gruptaki kişiler araç kullanamaz durumdadır.
- 1. Derece Kan Hısımları: Bu kişiler, engelli bireyin araca bağımlılığını en üst düzeyde sağlayan ve onu taşıma yükümlülüğüne sahip olan kişilerdir. 1. derece akrabalık kapsamına şunlar girer:
- Eşi,
- Çocukları (öz veya üvey),
- Anne ve babası.
- Yasal Vasi: Eğer engelli birey reşit değilse veya vesayet altındaysa, yasal vasisi bu aracı kullanabilir.
- Noter Tarafından Belirlenmiş Üçüncü Kişiler: Bu durum en çok kafa karıştıran noktadır. Maliye tebliğleri ve Trafik Mevzuatı, bu araçların üçüncü kişiler tarafından “sürekli” veya “rutin” olarak kullanılmasını engeller. Ancak, engelli bireyin taşınması veya araç ile ilgili kısa süreli işlerin yapılması gibi durumlarda, noter tasdikli vekâletname ile belirlenmiş en fazla 3 kişi tarafından kullanılabilir. Ancak bu kullanım, engelli bireyin araçta bulunmadığı durumlarda çok kısıtlıdır ve esas amaç engellinin ulaşımının sağlanmasıdır.
ÖNEMLİ NOKTA: Engelli bireyin araçta bulunup bulunmaması büyük önem taşır. Engelli kişi araçta bulunduğu sürece, aracı kullanan kişinin yukarıda belirtilen şartlara uygun olması zorunluluğu esnektir; ancak aracın temel amacı, engelli bireyin taşınmasıdır. Engelli kişinin araçta olmadığı durumlarda sadece 1. derece yakın akrabalar veya ruhsata kayıtlı kişiler tarafından kullanılması gerekir.
2. Engellilik Oranı %40 – %89 Arası Olanlar (Özel Tertibat Gerekli)
Engellilik oranı %40 ila %89 arasında olan kişiler, H sınıfı (yeni düzenlemelerle birlikte B veya A sınıfı ehliyetlerdeki kodlarla belirtilen) sürücü belgesine sahip olarak aracı kendileri kullanabilirler. Bu araçların en büyük özelliği, engellinin ihtiyacına göre araçta özel bir düzenek (tertibat) bulunması ve bu tertibatın aracın Tescil Belgesi’ne (ruhsatına) işlenmiş olmasıdır.
Bu Kategori Araçları Kimler Kullanabilir?
Bu kategorideki araçlar, bizzat engelli bireyin kendisi için modifiye edildiği için, kullanım kısıtlamaları çok daha katıdır ve neredeyse istisnasız bir şekilde sadece engelli bireye aittir.
- Engelli Kişinin Kendisi: Aracı kullanan tek yetkili kişidir. Özel tertibat, engelli bireyin fiziksel kısıtlılığını aşmak için yapılmıştır (örneğin; elden gaz-fren sistemi, sol ayak kısıtlıysa otomatik vites).
- İstisnai Durumlar: Engelli kişinin aracı kullanamayacağı (hastalık, kaza) gibi zorunlu ve geçici durumlarda, aracı tamirhaneye götürmek veya zorunlu bir seyahat için yakını kullanabilir. Ancak bu durumun süreklilik arz etmesi kesinlikle yasaktır.
- Özel İzinli Durumlar: Nadiren, özel tertibatın engelli bireyin sürüş kabiliyetini etkilemediği ve aracı herkesin kullanabileceği bir yapıda olduğu durumlarda (örneğin sadece otomatik vites zorunluluğu gibi), ruhsatta bu durum belirtilir. Ancak bu istisna son derece azdır ve ruhsatın “kullanım şartları” bölümünde açıkça belirtilmelidir.
KESİN YASAK: Engellilik oranı %40-%89 arası olup, özel tertibatlı araca sahip olan kişinin aracı 1. derece akrabalarına dahi kullandırması, ruhsatta aksi belirtilmediği sürece kesinlikle yasaktır. Özel tertibatlı araçlar, özel ehliyeti ve sağlık şartları olan kişiye özeldir. Başka birinin kullanması durumunda, tertibatlı aracı kullanma yetkisinin ihlali söz konusu olur ve ciddi cezalar uygulanır.
Tescil Belgesindeki (Ruhsattaki) Kritik İfadeler
Bir engelli aracının kimler tarafından kullanılabileceği konusundaki nihai yetkili belge, aracın Tescil Belgesidir (Ruhsat). Ruhsatın ilgili bölümlerinde, aracın kısıtlamaları açıkça belirtilir.
- Ruhsatta “Özel Tertibatlıdır” İbaresi: Bu ibare varsa, aracı sadece özel tertibata uygun ehliyete sahip engelli kişi kullanabilir. Başkası kullanamaz.
- Ruhsatta “Engelli Adına Tescillidir” İbaresi: Bu ibare, genellikle %90 ve üzeri engellilik durumunda görülür. Bu durumda kullanım yetkisi, 1. derece akrabalara ve yasal vasilere (engelli birey araçta olduğu veya onun adına zorunlu iş yapıldığı sürece) tanınmıştır.
Sürücülerin ve araç sahiplerinin, herhangi bir şüphe durumunda ruhsatın ilgili bölümlerini kontrol etmeleri ve bu belgedeki kısıtlamalara kesinlikle uymaları gerekir.
Yasal Düzenlemeler ve Sürücü Belgesi Kodları
Daha önceki yıllarda “H Sınıfı Ehliyet” olarak bilinen sürücü belgesi, 2025 yılında yapılan düzenleme ile kaldırılmıştır. Artık engelli sürücülerin yetki ve kısıtlamaları, B sınıfı veya A sınıfı ehliyetlerine işlenen kodlar aracılığıyla belirtilmektedir. Bu kodlar, sürücünün hangi tertibatları kullanabileceğini (örneğin: 10.02 – Otomatik Vites, 20.06 – El ile Kumanda Edilen Fren, vb.) netleştirir.
Kodların Önemi
Özel tertibatlı bir aracı kullanacak kişinin, sürücü belgesindeki kodların, kullandığı araçtaki tertibatla birebir eşleşmesi zorunludur. Yanlış kodlama veya tertibatın yetkili olmayan biri tarafından kullanılması, trafik kontrolünde büyük sorunlara yol açar.
Kullanım Kurallarına Uymamanın Cezaları ve Riskleri
Engelli araçlarının yasal kullanım kurallarının ihlal edilmesi, genellikle yüksek maliyetli ve ciddi sonuçlar doğurur. Bu sonuçlar sadece trafik cezaları ile sınırlı kalmayabilir.
Trafik Cezaları
Özel tertibatlı bir aracın, yetkisi olmayan biri tarafından kullanılması durumunda, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince idari para cezası uygulanır. Bu cezalar şunları içerir:
- Yetkisiz Sürüş Cezası: Sürücünün özel tertibata uygun sürücü belgesine sahip olmaması durumunda verilen yüksek miktarda trafik cezası.
- Ruhsattaki Kısıtlamaların İhlali: Ruhsatta belirtilen kullanım şartlarına uymayan herhangi bir kullanım durumunda uygulanan para cezaları.
ÖTV Muafiyetinin İptali ve Geri Alma Riski
En ciddi yaptırım, ÖTV muafiyetinin kaybedilmesidir. Eğer aracın amacı dışında (örneğin sürekli olarak engelli olmayan bir yakının işe gidip gelmesi için) kullanıldığı tespit edilirse, Maliye Bakanlığı geriye dönük olarak tahsil etmediği Özel Tüketim Vergisi miktarını faiziyle birlikte talep etme hakkına sahiptir.
Bu, aracın ilk alım fiyatına göre oldukça yüksek bir ek maliyet anlamına gelir ve yüz binlerce lirayı bulabilir. Bu nedenle, engelli araçlarının kullanımında “tavizsiz” olmak, uzun vadeli mali güvenliğiniz için hayati öneme sahiptir.
Engelli Araçlarının Satışı ve Süre Kısıtlaması
Engelli araçlarının kullanımı ile ilgili bir diğer önemli mevzuat ise satış ve devir kısıtlamasıdır. ÖTV muafiyetiyle alınan bu araçlar, belirli bir süre boyunca başka bir kişiye devredilemez veya satılamaz.
5 Yıl Kuralı
ÖTV muafiyetiyle alınan engelli araçları, tescil tarihinden itibaren 5 yıl boyunca satılamaz, bağışlanamaz veya devredilemez. Eğer 5 yıl dolmadan araç satılmak istenirse, satıcı (engelli birey veya varisleri) tahsil edilmemiş olan ÖTV miktarını ödemek zorundadır.
5 Yıl Sonrası Durum: 5 yıl dolduktan sonra araç, piyasa koşullarında herhangi bir binek araç gibi serbestçe satılabilir veya devredilebilir. Bu durumda, yeni alıcının engelli olup olmaması önemli değildir; araç üzerindeki muafiyet kalkar ve araç normal binek araç statüsüne geçer.
Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Engelli araçları çalınma, kaza sonucu pert olma veya doğal afet gibi mücbir sebeplerle kullanılamaz hâle gelirse, yeni bir araç alımında muafiyetten tekrar yararlanma süreleri ve şartları ilgili mevzuatta özel olarak düzenlenmiştir.
- Satış işlemlerinde noter ve trafik tescil birimlerinin güncel mevzuatı esas alması zorunludur.
Sık Yapılan Hatalar ve Yanılgılar
Engelli araçlarının kullanımı konusunda Türkiye’de sıkça karşılaşılan ve yasal sorunlara yol açan bazı hatalı inanışlar bulunmaktadır:
1. Vekaletname Her Şeyi Çözer Yanılgısı
Birçok kişi, noterde düzenlenecek bir vekaletname ile aracı istedikleri kişiye kullandırabileceğini düşünür. Ancak, vekaletname sadece resmi işler (muayene, satış sonrası işlemler) için yetki verir; aracı sürekli olarak kullanma yetkisini, ruhsatta belirtilen kısıtlamaların dışındaki kişilere vermez. Özellikle %40-%89 arasındaki özel tertibatlı araçlar için vekaletnamenin sürüş izni verme gücü yoktur.
2. “Engelli Araçta Olduğu Sürece Sorun Yok” Yanılgısı
Bu kural, %90 ve üzeri engelli araçları için büyük ölçüde doğru olsa da, engelli kişinin araçta olması, ehliyetsiz veya alkollü birinin aracı kullanmasına izin verildiği anlamına gelmez. Ayrıca özel tertibatlı araçlarda (%40-%89), engelli araçta olsa dahi, aracı kullananın özel tertibata uygun ehliyeti olmalıdır.
3. “Aracı Ben Tamirhaneye Götürüyorum” Bahanesi
Zorunlu bakım veya tamir durumlarında aracı servise götürmek, istisnai bir kullanım olarak kabul edilebilir. Ancak bu durumun sürekli veya rutin hâle gelmesi ve engelli bireyin sürekli bir yakını tarafından taşınmaması durumunda dahi aracı kullanması, yasa dışı kullanım kapsamına girer.
Ne Yapmalısınız? Pratik Çözüm Önerileri
Engelli aracı kullanırken veya kullandırırken yasal sorun yaşamamak için atmanız gereken somut adımlar şunlardır:
- Ruhsatı Kontrol Edin: Öncelikle aracınızın Tescil Belgesi’ndeki “kullanım şartları” bölümünü dikkatlice okuyun. Kısıtlama var mı, özel tertibat yazıyor mu?
- Engellilik Oranını Baz Alın: Eğer araç %90 ve üzeri engelli kişi adına alındıysa, sadece 1. derece akrabalar kullanmaya özen göstermeli ve üçüncü kişilerin kullanımını minimumda tutmalıdır.
- Tertibat Eşleşmesi: Eğer araç özel tertibatlı ise (%40-%89), aracı kullanan tek kişi siz olmalısınız ve ehliyetinizdeki kodlar ile araçtaki tertibat eşleşmelidir.
- Resmi Makamlara Danışın: En küçük bir şüphede dahi, en güncel ve kesin bilgiyi almak için ikamet ettiğiniz ilin Trafik Tescil Müdürlüğü veya Vergi Dairesi ile irtibata geçin. Mevzuat değişiklik gösterebilir.
- Güvenlik Önceliği: Aracın kimin kullandığından bağımsız olarak, trafik güv

enliği her zaman birinci öncelik olmalıdır. Tertibatlı araçlar, sadece tertibatı kullanma yeteneği olan kişiler tarafından güvenli şekilde kullanılabilir.
Unutulmamalıdır ki, engelli araçları sosyal devletin önemli bir desteğidir ve bu desteğin kötüye kullanılması, sadece bireysel cezalarla değil, aynı zamanda bu haktan yararlanan diğer ihtiyaç sahiplerini de zor durumda bırakabilecek yasal düzenlemelerin sıkılaştırılmasına neden olabilir. Bu nedenle yasalara tam uyum göstermek büyük önem taşımaktadır.
Bu makalede sunulan tüm bilgiler, yasal mevzuata dayanmakla birlikte, yasal tavsiye niteliği taşımaz. Kişisel ve mali kararlarınız için daima hukuki danışmanlık almanız tavsiye edilir.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
1. Engelli aracını kardeş veya amca kullanabilir mi?
Kullanım hakkı, engellilik oranına bağlıdır. Eğer engellilik oranı %90 ve üzeri ise, kardeş (2. derece kan hısmı) veya amca gibi akrabalar yalnızca yasal vasi olarak atanmışlarsa veya engelli kişi araçta bulunurken ulaşımını sağlamak amacıyla noter vekaleti ile belirlenmişlerse kullanabilirler. Ancak %40-%89 arası özel tertibatlı araçlarda (ruhsatta aksi belirtilmediği sürece) kullanamazlar.
2. %90 ve üzeri engelli aracı, engelli araçta yokken kullanılabilir mi?
Maliye tebliğlerine göre, engelli bireyin araçta olmadığı durumlarda aracı sadece 1. derece akrabalar (eş, çocuk, anne, baba) kullanabilirler. Bu kullanım, aracın bakım, onarım, sigorta ve ruhsat işlemleri gibi engelli adına yapılan zorunlu işleri kapsamalıdır. Rutin olarak günlük kişisel işler için kullanılması yasaktır.
3. Engelli araçlarının 5 yıllık satış kısıtlaması ne zaman başlar?
5 yıllık süre, aracın ilk tescil edildiği, yani ruhsatın düzenlendiği tarihten itibaren başlar. Bu süre dolmadan araç satılırsa, ÖTV tutarı cezai faiziyle birlikte geri ödenmelidir.
4. Engelli aracı kullanma yetkisi olan 1. derece akrabalar kimlerdir?
Birinci derece kan hısımları şunlardır: Engelli bireyin çocukları (alt soy) ve anne-babası (üst soy). Eşi ise kan bağı olmasa da birinci derece yakını olarak kabul edilir ve kullanım hakkına sahiptir.
5. Ruhsatta özel tertibat yazan bir aracı eşim kullanabilir mi?
Hayır, ruhsatında özel tertibat olduğu belirtilen (%40-%89 arası engellilik) bir aracı, özel tertibata uygun sürücü belgesine sahip olmayan hiç kimse (eşi dahil) kullanamaz. Bu kuralın tek istisnası, araçta yapılan tertibatın sürüş kabiliyetini etkilemeyen (örneğin sadece otomatik vites zorunluluğu gibi) ve ruhsatta bu durumun açıkça belirtildiği çok nadir durumlardır.


